





Önce ayağının altındaki topa bakın. Küçücük bir detay gibi görünür ama aslında her şeyin başladığı yerdir orası; ortak bir tutkunun, birlikte tutulan nefesin, son dakika golünde havaya kalkan ellerin zamansız simgesi. Mr Roo'yu boyarken o anı düşündüm: tribünlerin uğultusunu, bir çocuğun ilk forma sevgisini, yıllarca süren sadakati.
Derin ultramarin maviyi güven ve sonsuzluk için seçtim; üzerine dokunan altın vurgular ise zaferin, tutkunun ve unutulmaz anların ışıltısı. Yüzeyinde akıp giden boya izleri tesadüf değil, her maçın, her sevincin ve her kırgınlığın bıraktığı izler gibi, zamanla biriken anıların haritası onlar.
Tamamen elle boyanmış, imzalı ve sınırlı sayıda ürettiğim bu kompozit heykel, 31 × 17 × 17 cm'lik duruşuyla pop-art çizgilerini çağdaş sanatla buluşturuyor. My Team Series'in bir parçası olarak Mr Roo, yalnızca sahadaki coşkuyu değil; dostluğu, çocukluğumuzdan bugüne taşıdığımız o saf inancı da anlatıyor.
Bir oturma odasının köşesinde ya da bir çalışma masasının üstünde, ona bakan herkese aynı şeyi fısıldayacak: hepimiz bir hayalin etrafında, aynı renkte buluşmuştuk.
Genellikle bir iki iş günü içinde size kişisel olarak döneceğiz.